KEŞİFLER ÇAĞI NEDİR?

  Coğrafya, Tarih

KEŞİFLER ÇAĞI NEDİR?

Rönesans sadece edebiyat, sanat ve düşün alanında yenilik ve gelişmelere yol açmakla kalmadı. Bu dönemde coğrafya alanında da büyük ve önemli keşifler yapıldı. Birbirini izleyen güçlü çabalar sonucu Kuzey ve Güney Amerika’da, Asya ve Afrika’da büyük kara parçaları dünyanın bilinen bölgeleri arasına katıldı.
Portekizliler,keşifler çağını “Denizci” unvanıyla anılan Prens Henry (1394-1460)’nin öncülüğünde açtılar. 1419 yılında Azor Adaları’nın keşfinden sonra Afrika’nın batı sahilleri boyunca daha aşağılara indiler. Başlangıçta bu girişimlerinde amaç; misyonerlik çabalarıydı. Giderek altın arama işi ve köle ticareti daha çekici geldi. Yüzyılın sonuna doğru, Portekizli kaptan Vasco da Gama Ümit Burnu’nu dolaştı ve Hint Okyanusuna açılarak doğru Hindistan’a yöneldi. 1498 yılının Mayıs ayında Kalküta şehrine ulaştı.
Onbeşinci yüzyılda sayısı pek fazla olmayan bir aydın kişiler grubu, Avrupa’dan yelken açıp daima batıya doğru yol alan bir geminin Asya sahillerine ulaşabileceği inancındaydı.Bunların arasında Floransalı fizikçi ve matematikçi Paolo dal Pozzo Toscanelli (1397-1482) de vardı. Toscanelli 1474 yılında bir harita hazırladı. Bu haritada,”her türlü baharat ve değerli taşlarla zenginliği gözkamaştırıcı topraklar” olan Çin ve Hindistan’a nasıl ulaşılabileceğini göstermişti. Bazı kimselere göre, daima batıya yol alarak Asya sahillerine ulaşan ilk Avrupalı olmak için kararlı Kristof Kolomb, Toscanelli’nin yapmış olduğu haritanın yabancısı değildi.
3 Ağustos 1492 tarihinde Ispanya’nın Palos limanından açılıp, on hafta sonra (12 Ekim 1492 de ) Doğu Hint adalarındnıı biri sandığı yerde karaya ayak basan Kolomb’un serüveni herkes tarafından bilinmektedir.
Daha sonra aynı yere ulaşan Floransalı Amerigo Vespucci’nin keşifleri, Vespucci’nin 1503 ve 1504 yıllarında yazmış olduğu mektuplarla belgelenmiştir. Vespucci Güney Amerika yarım kıt’asını keşfeden ilk Avrupalıydı. Burayı Asya’nın bilinmeyen bir kısmı varsayarak, keşfettiği kara parçasına “Yeni Dünya” adını vermişti. Sonradan 1507 yılında yayınlanan “Kozmoğrafya’ya Giriş” adını taşıyan eserinde, Alman coğrafyacısı Martin Waldseemueller buranın “Amerika” diye tanımlanmasını önerdi. Çünkü yeni kıt’ayı keşfeden kimsenin adı Amerigo’ydu.
Gene aynı dönemde Giovanni Caboto (1450-1498) adındaki İtalyan denizci İngiltere’de yerleşmiş ve adını John Cabot olarak İngilizleştirmişti. Yeni Dünya’ya birkaç yolculuk yapan John Cabot, Cape Breton Adası’nı, St. Pierre’i, Miquelon’u ve Baffin Land’i keşfetti. Tıpkı Kolomb ve Amerigo Vespucci gibi, Cabot da Asya’nın en doğusundaki topraklara ulaşmış olduğu inancındaydı.
Bilinmeyen topraklara yolculuklar bu kadarla kalmadı. İspanyollar Mexico Körfezi bölgesini ve Panama’yı, Vasco Nünez de Balboa, 1513 yılında Pasifik okyanusunu keşfetti., Portekizli bir soylu kişi olan Ferdinand Magellan (1480-1521) ın komutasındaki beş İspanyol gemisi, 1519 yılında San Lucar de Barrameda’dan denize açıldı. Güney Amerika sahillerine ulaştıkları zaman, Magellan daha güneye ve batıya yöneldi. Güney Amerika’ın, halen kendi adını taşıyan en güney ucuna ulaştı. Sonra, Mar Pasifico (Ilımlı Deniz) adını verdiği daha durgun ve ılımlı bir denize çıktı. Yoluna devam eden filoda sadece üç gemi kalmıştı. Yiyecek ve su yokluğundan bunalarak Filipin Adaları’na ulaştılar. Orada yerliler Magellan’ı öldürdü. Ümit Burnu çevresinden dolanan bir tek gemi yurda dönebildi.
Fransız Jacques Cartier, İngiliz Martin Frobisher, John Davisk ve Henry Hudson, l609 yılında Hollanda Doğu Hindistan Kumpanyası kuruluncaya kadar “Keşifler Çağı”nı sürdürdüler. Bu tarihten öteye, keşifler çağı bir ticaret ve çıkarlar çekişmesi yarışına dönüştü.

Bir Cevap Yazın